Arama

Çocuğun Cinsel İstismarı Nedir, Ne Değildir?

Eğer elimden gelseydi çocuk istismarı gibi bir konuyu kapkara bir kağıda kapkara harflerle yazıp sonsuza kadar bir daha gün ışığı görmemesini sağlamak isterdim. Son günlerde çeşitli şekillerde gündeme gelen bu konu, hakkında bilgisi olan olmayan herkesin konuştuğu, farklı bakış açıları önerdiği bir konu olmaya başladı. Ben de uzman olarak yeri gelmişken bu konuda tartışma götürmeyecek bazı noktaların altını çizmek istedim.

Siz hiç cinsel olarak istismar edilmiş bir çocuk gördünüz mü? Benim buna yanıtım hem hayır hem evet olacaktır. Hayır çünkü teknik olarak çocuk denecek yaşta bir danışanım olmadı ve cinsel istismar kurbanını henüz çocukken dinleme ve çalışma deneyimim de olmadı. Ama EVET çünkü çocukken cinsel olarak istismar edilmiş, yetişkin yaşında olduğunu düşündürecek nüfus kağıdına sahip ama o yaralı çocuğu bakışlarında gözlerinde taşıyan onlarca kişi ile çalıştım.

Çocuklukta yaşanan cinsel saldırı ve istismar bir insanın yaşayabileceği en ağır travmalardan birisidir. Belki de en kafa karıştırıcı olanıdır. Çoğunlukla çocuğa olumlu sinyaller ile yaklaşan saldırgan önce bunun bir sevme şekli veya oyun olduğuna onu inandırır. Daha sonra çocuk birşeyler anlamaya başladığı zaman ise -ki bu çocuğun yaşına ve eylemin niteliğine göre yıllar alabilir- bunun kendi suçu olduğuna ve öğrenilirse cezalandırılacağına ayıplanacağına çocuğu inandırır. Yıllarca bunun kabahatini kendisinde gören , kendisini toplumca onaylanmayacak, sevilmeyecek biri zanneden ve bu kaos içinde büyüyen çocuk bir yanıyla hiç büyümez. Hiç güvenmez. Hiç sevildiğine inanmaz, hatta sevilmesine engel olacak senaryolar üretir, kendi kendini doğrular. Ölmeyi düşünür, öldürmeyi, cezalandırmayı, o kişiyi ifşa etmeyi ama kendi suçuna da inanmıştır ya da ötekilerin onu anlamayacağına inanmayacağına inanır bu sırrı kendine saklar. Temiz bir sayfa açamaz kendine, kimseye yeterince yakın olamaz. Cinsel hayatında problemler yaşar, bazen atlatır bazen atlatamaz.

Eğer sağlıklı bir aile ortamında yetişme şansı bulmuşsa biraz daha şanslıdır, belki ailesiyle bu durumu paylaşır veya paylaşamasa da sevildiğini hissetme şansı bulur daha iyi günler için motive olur.

Aile ve sosyal çevresi de yeterince destekleyici değilse her problemde kendisini zaten 1-0 geride başlamış hisseder, başetme becerileri daha az olur rüzgara kapılan yaprak gibi savruldukça savrulur. Ailenin asi, kavruk veya sorunlu çocuğu olarak damgalanır. Öfkesi dinmez aksine yaygınlaşır, kendisine bu kötülüğü yapan kişiden; bunu anlamayan, kendisini korumayan/koruyamayan aile üyelerine, böyle bir duruma maruz kalmamış öteki “şanslı” çocuklara doğru yayılır. En çok da kendisine zarar verir bu öfke, çeşitli ruhsal rahatsızlıklar, bağımlılıklar, kendine zarar verici veya risk alıcı davranışlar, intihar girişimleri gibi durumlara zemin hazırlar…

Üstelik çoğu zaman sanıldığı gibi seyrek bir olay değildir çocuk istismarı, “benim başıma/çocuğumun başına gelmez” hiç değildir. Oldukça yaygındır, her 3 kız çocuğundan birinin ve 5 erkek çocuğundan birinin başına geldiği ile ilgili veriler vardır ve bunlar sadece rapor edilen vakalardır. Ve ne acıdır ki özellikle tek seferlik olmayan uzun süreli istismar vakaları çoğunlukla çocuğun birinci ve ikinci derece yakınları tarafından gerçekleştirilmektedir.

18 yaşını doldurmamış ister kız olsun ister erkek, ister ergen olsun, isterse çok “gösterişli”olsun, hiçbir çocuğun rızası veya sorumluluğu söz konusu değildir. Kandırılmış olabilir, sevmiş olabilir, karşı koyamamış veya kaçamamış olabilir bunların hiçbirisi saldırgan için bahane değildir. Çocuk hiçbir şekilde suçlu değildir.

Çocuğun cinsel istismarı sadece tecavüz değildir, özel bölgelerini ellemekten dudaktan öpmeye, çocuğa yaşına uygun olmayan pornografik veya erotik görüntüler izletmekten, ona kendi cinsel organını göstermeye kadar çok çeşitli şekilleri vardır. Ve her boyutta gerçekleşeni önemlidir, suçtur, tedbir alınmalı ve çocuk tıbbi ve sosyal yönden desteklenmelidir.

Cinsel istismar üzerinde konuşulamayacak bir tabu değildir, tabu haline getirilmemelidir. Çocuk veya ergen başına gelebilecek herşeyi anne ve babasına anlatabilecek yakınlıkta olmalıdır, herşeyden önce kendisini onların yanında güvende hissetmelidir. Anne baba ise birçok konuda olduğu gibi bu konuda bilinçli olmalı, çocuğunu tanımalı ve gözlemlemelidir. İstismarın inkarı; “yok canım o öyle birşey yapmaz” “öyle olmamıştır, çocuk yanlış anlamıştır” düşünceleri çoğu zaman istismarın sergileneceği sahneyi oluşturmaktadır.   Bu satırların yazılmasındaki birinci amaç da bu noktada bir adım atmaktır. Cinsel istismar hakkında konuşmak, yazmak, okumak, bilgi sahibi olmak belki bir gün bu konunun gerçekten karanlıklara gömülmesini sağlamak için bir umut taşımaktır.

Çocukların sadece cinsel yönden değil sosyal, fiziksel ve duygusal yönden de istismar edilmediği bir gelecek mümkün müdür bilemem ama bunu dileyerek, umut ederek geleceğe yürümek iyi gelecektir hepimize…. Farkındalıkla ve umutla kalın!

Yorum Yaz

Yorumunuz (*)

Resimdeki kodu giriniz

IP Adresiniz: 54.198.187.30

Yorum Yok

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.

Anneler ve Babalar İçin Hakkında Diğer Faydalı Bilgiler