Arama

Bir Vaka; Küçük Çocuğunuzu Nasıl Hırçınlaştırırsınız?

Biliyorum başlık çok saçma geldi hangi ebeveyn ister ki bebeğini hırçınlaştırmak diyeceksiniz ama gel gör ki gözlemlediğim sahneler ne yazık ki sürekli bu doğrultuda olaylardan oluşuyor.

Size anlatacağım olay Kurban Bayramı’nın 2. günü yaşadığım ve hani aşağıya tükürsem sakal yukarısı bıyık misali nasıl davranacağımı bilemediğim bir olay. 3 yaşını biraz geçmiş Şule bebek annesi, babası, babaanne ve dedesiyle bayram ziyaretinde, oda oldukça kalabalık.

Şule bir dolu tanımadığı yabancıya karşı zaten oldukça ürkek, annesinin dizi dibine sinmiş durumda oturuyor ama sürekli bacaklarını iki yana sallıyor açıyor kapıyor. Vücut dili çok sıkıldım diyor alenen. Ev sahibi Zeliha Hanım Şule’ye laf atmakta gecikmiyor: “Aman bu ne kadar güzel bir elbise Şulecim, sen onu bana ver bir de ben giyeyim çok beğendim!” Şule gözleri kocaman açılmış bir şekilde  “Hayır!” ı basıyor. Babaanne oradan derhal lafa atlıyor: “Bugünlerde her şeye hayır diyor. Bu çocuğun hayır’ı bitmiyor vallahi!” Şule bu kez iki kez daha yüksek perdeden “Hayır hayır!” diyor kafasını iki yana hızlıca sallamaya başlayıp hayır, hayır, hayır diye melodik bir ses tonuyla kendince bir oyun yaratmaya çalışıyor.

Tam o sırada şeker ikramı yapılıyor. Şule çikolataya bayılıyor. Annesi Dilek hanım derhal “Şule bir tane alacaksın ve çantama koyacağız sonra tamam mı?” diye fırlıyor. Ama o da ne, dedesi Ahmet Bey karşı koltuktan laf atıyor Şule’ye “Merak etme bak benim ki fındıklı, gel bir öpücük ver dedene bunu da vereyim sana” Anne Dilek hanım bozulmuş bir yüz ifadesiyle “Baba lütfen ya, bütün gece kaşınıyor sonra” diyerek tepki veriyor. Şule bebek kendisine yönelen tüm söylemlere ve ilgi odağı olmaktan dolayı artık hem şımarmaya hem de hırçınlaşmaya başlıyor. Önce koltuktan zıplayıp dedeye gidiyor ve iki yanağından okkalı bir öpüyor ve fındıklı çikolatayı kapıyor yememek sözü vererek. Tam yerine dönecekken ev sahibinin 20 yaşındaki kızı Selen Abla tarafından yakalanıyor ve akabinde zorla öpülüyor. Bu öpücükle hırçınlığı daha da artıyor, “Hayır!” diye tekrar bağırıp yerine gidiyor. Sonra babaanne Şefika Hanım sazı eline alıyor ve misafirlere Şule’nin yuvada neler neler yaptığını anlatmaya bir taraftan da “Haydi babaannecim, söyle bize bana son söylediğin şarkıyı ne güzel söylüyordun” diye Şule’ye baskı yapmaya çalışıyor. Şule yüksek perdeden tekrar “Hayır”ı basıyor.

Çocuğun yüz ifadesi artık hırçınlık ile kızgınlık arasında ve ben ağzımı açayım mı açmayayım mı bilemezken ama en az Şule kadar sinirlenirken birden aklıma daha güzel bir fikir geliyor. Ev sahibi Zeliha Hanım’a Selen ablasının hiç bebeği kalmadı mı çocukluktan Şule’ye verelim de eskiden oyuncaklar nasılmış bir görsün diyorum. Oyuncak sözünü duyan Şule’nin yüzü aydınlanıveriyor. Selen hemen içeriye gidip bir süre sonra elinde bir plastik bebek ile geliyor. Şule hemen atılıyor ama Selen talihsiz bir söylem ile yanağını uzatıp “Haydi bir öpücük ver de vereyim” diyor ve benim de sabrımı taşırıyor .”Selencim yaptıklarımıza karşılık istemeyelim lütfen” demek zorunda kalıyorum.

Neyse ki Şule bebeği sevip oynamaya başlıyor ve bebeğin elbiselerini çıkartmaya çalışırken babaanne tekrar atılıveriyor “Ah ne kadar ayıp her bebeği eline alır, almaz böyle soyuveriyor. Çok ayıp yavrum bak giysileriyle kalsın öyle oyna”. İçimden “Çocuk keşfediyor, neden ayıp olsun öğrendiği, gördüğü bir şeyi tekrar ederek giyinme soyunma işlemini egzersiz ediyor; bebeğin üzerinde bundan doğal ne olabilir ki niye karışıyorsunuz.” demek istiyorum desem bir türlü demesem içim içimi yiyecek kala kalıyorum. Allah’tan Şule hiç oralı olmuyor ve devam ediyor oynamaya.
Ortalık tam yatışmışken maalesef Zeliha Hanım Şule’nin yanına gidiyor ve Şule’ye “Bu dantel çoraplar ne kadar da güzel hele de pabuçlar bunları bir gün bana verir misin Selen Abla’n da giysin” içerikli korkunç anlamsız kışkırtıcı bir cümle ediveriyor. Şule yüzünü annesinin koltuk altına sokup şiddetle “Hayır!” diye pis pis diye bağırmaya başlıyor.
Evet, sevgili takipçilerim, inanın hepsi gerçek ve tüm bunlar her gün yüzlerce evde yaşanıyor. Küçük çocuklarımızı anlayamadığım nedenler ile sinirlendirmeye ve kışkırtmaya bayılıyoruz sanki. Sonrasında da onlardan mantıklı sakin davranışlar sergilemelerini istiyoruz ya, o daha büyük bir mantıksızlık örneği oluyor.

Bu misafirlikte Şule’ye hiç ilişilmeseydi ve ona en baştan bir bebek teklif edilseydi küçük kız bu kadar hırçınlaşıp hayırları ardı ardına sıralar mıydı sizce? Evet haklısınız, bence de hayır sakin sakin bebeği keşfetmeye çalışırdı.
Peki, sizce böyle davranarak çocuğu sevdiğimizi mi sanıyoruz? Küçük çocukları hırçınlaştırıp sonrasında da sakin olmaya davet etmek kadar anlamsız ve gereksiz bir davranış olmasa gerek. Bu nedenle de sizlerden ricam lütfen küçük çocukları hırçınlaştırmaya yönelik bu tip davranışlardan ve söylemlerden kaçınalım. Çocuklarımızın diline hayır sözcüğünü bizler yerleştiriyoruz bunu asla unutmayalım.

Yorum Yaz

Yorumunuz (*)

Resimdeki kodu giriniz

IP Adresiniz: 54.198.187.30

Yorum Yok

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.

Anneler ve Babalar İçin Hakkında Diğer Faydalı Bilgiler