Arama

Bir Vaka İncelemesi: Çok Bilen Mükemmel Ebeveynler

Yaklaşık bir ay kadar önce öğleden sonra diş hekimimin bekleme salonunda sıramın gelmesini bekler, bir yandan da telefonumdan sosyal medya takibini yaparken bekleme salonuna oldukça güzel, sarışın, genç bir kadın önündeki kanguruda tahminen 5 aylık bebeği ve bir elini tutmuş olan 6-7 yaşlarında bir erkek çocukla giriverdi. Genç kadın boş koltuklardan birine yerleştikten sonra yanındaki erkek çocuğuna dönüp Rusça bir şeyler söyledi. Çocuk annesine Rusça cevap verdi. Ve akabinde annenin elindeki bez torbadan bir kitap çıkararak okumaya girişti. Bir 10 dakika sonra kapı açıldı ve başka bir genç kadın yanında eşi olduğunu tahmin ettiğim bir genç adam ve adamın kucağında halinden 24 aylık bebek olduğunu varsaydığım bir ufak kız bebeğiyle salona girdiler. Girdikten sonra da bu çiftin daha önce gelen yabancı anne ile tanıştıkları ortaya çıktı, çünkü birbirlerini görür görmez merhabalaşıp derhal bir sohbete daldılar.

Doğal olarak ben de gözlemlemeye koyuldum.

Sonradan gelen anneye ve babaya dilerseniz bundan sonra Türk anne baba diğerine de Rus anne diyelim.

Türk anne ufak kızını derhal babanın kucağına teslim etti ve Rus anneye sütünün yeterli olup olmadığını sordu. Kadın kırık bir Türkçe ve yoğun bir aksan ile “Doymasına yetiyor yok problem” diye cevap verdi. Türk anne bu cevabı pek beğenmemiş olacak ki devam etti aynı konuya “Bak ben Melis’e 4.ayında ev yapımı yoğurt vermeye havuç püresi yapmaya başlamıştım. Sadece süt yetmiyor sen muhakkak ek gıdaya geçmelisin canım”

Yabancı anne o sırada kendine soru yönelten oğluna dönüp Rusça bir şeyler anlattı. Ama bizim anne artık bir kez sohbete odaklanmıştı ve daldan dala bebek yetiştirme konusundaki deneyimlerini muhakkak yabancı anneye aktarmaya kararlı görünüyordu.

“Nasıl uyutuyor mu bari sizi bir düzen tutturdunuz mu ?” sorusuna karşı taraftan belli ki zoraki olan “Ben kural koymadım” cevabı gelmekte gecikmedi. Annemiz bu kez de “Ah bir bilsen Melis’in doktoru bana o zaman uyku eğitimi konusunda çocuğu ağlatmayın diye tembih etmişti ama bizim Hakan biliyorsun Alman ekolünden geliyor. Çocukluğu Almanya’da geçmiş. İnternetten bir kitap getirtti Almanca. Biz o kitaptaki metotla Melis’e 3 ayda uyku eğitimi verdik. Başlarda çok ağladı ama kitap taviz vermeyin sizleri deniyor” diyordu. Rus anne derhal “Ağlatmak problem yanlış” deyince Türk anne “ Yok canım her dediğini yaparsan bu kez seni maymuna çevirir bu ufaklık haberin olsun. Her istediğini yaptırır. Otoriteni koyacaksın ortaya. Bu çok önemli bak tecrübe konuşuyor söylüyorum sana.” diye karşılık verdi.

Ben artık içimden güleyim mi ağlayayım mı diyerek sanki bir tenis maçında topun kort içinde takibini yapıyormuşçasına bir Türk anneye bir Rus anneye bakıyordum. Kendi kendime “Rus bayağı sabırlıymış, ben olsam çoktan bu benim ikinci çocuğum ya derdim” diye düşünüyordum.

Bu arada babasının kucağında oturan ve bir elinin başparmağını emen diğer elinin de işaret ve orta parmağını babasının yün kazağına sürten Melis bebek uyku önceki hazırlık havasına girmişti bile. Bunu gören annemiz derhal tiz bir tonda eşine seslendi. “Hakan sakın uyumasın sonra biliyorsun akşama uyutmuyor”. Bununla da yetinmeyerek “Melis anneciğim uyku yok, uyursan bak küserim, tamam mı anlaştık mı, haydi söz ver annişe” şeklinde ufaklığa tehdidini savurdu. Rus anne şaşkın bir edayla “Ama uyku gelince uyumak lazımdır.” gibisinden bir şeyler gevelediyse de bizim anne derhal “Yok yok, sonra düzeni şaşıyor “ diye çokbilmiş bir pozda söylendi.

Kafamın içinde “Uyursan küserim” şeklindeki koşullu sevgi sunan ilişki düzenleyici cümleye fena takmıştım ve ne yapıp edip bunun çok yanlış bir söylem olduğunu bu bilmiş ve kendini gerçekten deneyimli sanan genç kadına anlatmalıydım ama bunu uluorta yaparsam da ben de o zaman onunla aynı duruma düşecektim. Tam bu sırada hemşire hanım Rus annenin oğlunu içeriye muayeneye çağırdı. Çocuk kalktı; muayene odasına giderken annesine sanırım “Sen de gelsene.” dedi çünkü bu söylem akabinde anne bebeği kanguruda uyuklar durumda oğlunun peşinden gitti.

Ben de genç çiftle baş başa kalıverdim. Derhal çantamdan bir Sevgili Bebek broşürü çıkardım ve annemize dönerek “Konuşmanızı bölmek istemedim ama tüm bebekler için haftalık bilgi sunduğumuz sitemizin ücretsiz üyeliğini size de önermek isterim. Özellikle 0-48 ay süresince bebeklerimize koşulsuz sevgi sunanın önemini anlatıyor uzman pedagoglarımız” deyiverdim.

Bizim Türk annemiz broşürü eline alırken “Aaa tabii ne güzel, ama bizim ki büyüdü artık teyzesi keşke siz içeri girmeden Marianna’ya verseydiniz” deyiverdi. İşte o zaman ben de dayanamayıp “ Tabii ki ona da veririm ama malum Türkçe dil sorunu var, eminim kendisi ana dilinde bir web sitesini takip ediyordur. Açıkçası siz Melis bebeği uyursan küserim şeklinde tehdit edince bu konuda pedagoglarımızın ne kadar hassas olduklarını bildiğim için size önermek istedim” dedim

Bunun üzerine gözlerini büyük bir şaşkınlıkla açan anne bana “Siz ne diyorsunuz ne tehditi, yalnızca uyursan küserim dedim.” demez mi?

İşte tam bu sırada ben içimden “Eyvah nereden ağzımı açtım dayanamadım” derken sesi soluğu çıkmayan baba devreye giriverdi ve eşine döndü: “Bak hep söylüyorum sana görüyor musun hanımefendi de işte aynı şeyi söyledi. Melis’e de, bana da sürekli aynı kalıbı kullanıyorsun, farkında değilsin. Küserim, giderim, yapmam bal gibi de tehdit işte” dedi.

Allahtan tam o sırada benim dışarıda işi olduğu için öğleden sonra geciken diş hekimim içeriye girdi ve “Özür dilerim Nur Hanım hemen alayım sizi içeri” dedi ve ben o zor durumdan kurtulmanın verdiği rahatlama ile büyük bir sevinçle dişçi koltuğuna kuruluverdim.

Burada yaşadığım keyifsiz sosyal etkileşimden ziyade hikayemin mesajına odaklanmanızı rica edeceğim. O mesaj da şu: Asla bebeğinizi, küçük çocuğunuzu koşullu sevgi veya koşullu tehditler ile büyütmeyiniz. Bebekler sevginin doğal ve koşulsuz olması gerektiğini öğrenmeliler, çünkü sevgi ticari bir kavram değildir.

Son sözüm de istenmeden, talep edilmediği sürece siz siz olun deneyimlediklerinizi dikte ettirircesine, eğer o konuda bir uzmanlığınız yoksa başkalarına uygulatma önerme gibi söylemlere girmeyiniz sevgili ebeveynler.

Sağlıcakla kalın.

Fatma Nur Olcay

Yorum Yaz

Yorumunuz (*)

Resimdeki kodu giriniz

IP Adresiniz: 54.198.187.30

Yorum Yok

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.

Anneler ve Babalar İçin Hakkında Diğer Faydalı Bilgiler